« Home | iktibas [029ur] » | hey dostum, derdin ne senin? » | trajedi » | takas » | 100 temel eser, topluca :) » | zoka » | hikmet... » | şehrin boş sokakları ıslanır göz yaşıyla... » | de hadi işine yürü » | Bir Bayram Hazırlığı [Köşe Yazısı] »

80'li yıllarda çocuk olanlar için...

bir arkadaşım mail attı, kim yazdı bilmiyorum. amca çocuklarımın - en büyüğü on yaşında- bilgisayar oyunlarını benden iyi oynadıkları bir dönemde, iyi bir nostalji şahsım adına. bizim kuşak böyle büyüdü işte bizden sonrakiler, gençler :) - 1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş, kenan evren´i, erdal inönü´yü, özal'ı tanımış olmak, ajda pekkan´ın alo, michael jackson´ın pepsi reklamlarını hatırlayacak kadar şanslı olmak demek. - big in japan, the final countdown, eye of the tiger demek. - icraatın içinden demek, "semra koy bir kaset de neşemizi bulalım" demek. - köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak size geri dönmesi demek - voltran voltran voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi biriktirmek demek, - adile naşitten masal dinlemek demek. - korhan abay, cenk koray, metin milli, ersen ve dadaşlar demek. - clementine, he-man, she ra, transformers demek. - okula siyah önlükle gitmek demek. - kayahan, nilüfer, sezen aksu, barış manço ile büyümek demek. - ihtilal çocuğu demek, köle izaura demek, ziyaretçiler demek!!!! - acidçi misin metalci mi demek... - moruk demek, - herild yani demek, - hey corc versene borc demek, olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek, - geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek... - yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. hem eski hem yeni olmak demek. - biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda almış demektir. - mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı denince kenan evren'i hatırlamak demek - koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak birileri vardır" diyebilmek demek - eti kemik geçiyor demek; - evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu yaşayabilmiş, son dönemin bir üyesi olmak, ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt yakmak ve siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek, 9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak, televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen susturmak, 23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5 dakikada aşık olmak demek - son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek, hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, - sinek ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek. - kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek - "tipe bak" demek, - bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli sayıldığı, havuç´un olmadığı yıllar demek... her şeye rağmen temiz ve el değmemiş bir hayat demek... - sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek. - pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek - sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki düğmelere basmak zorunda olmak demek - şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua etmek. bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek. - resimli futbolcu kartları demek, - süper babaanne demek, - fantayla kolayı karıştırmak demek, mahalle kavramı demek. - çavuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini tv'den seyretmek demek, o görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek. - anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye başlayan maniler yazmak, içinde biri sabunlu iki ıslak bez olan mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu silgi, leblebi tozu çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak bileğine takılarak çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye dağılıp şeker toplamak, müsaitseniz annemler size gelecek demek. - trt´nin yayın akışının bitmesiyle çalan istiklal marşı için ayağa kalkıp, marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden sonra çıkan tiz "biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak demek. - zerrin özer demek. - nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek. - bu şarkıya kafanda klip çekmek demek. - annelerin çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek.. - challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek.. - pkk saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama anlamamak demek. - kenan evreni atatürk zannetmek demek. - gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye "zeki müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak, kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken çankaya köşkü basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak. - "hayat bilgisi" kitabında kenan evren´in resmi olması, batman ve şirnak´ın henüz il olmadığı günleri hatırlamak, özal'ın çenesinin enteresan yapısına anlam >>veremeyip, "acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu" kaygısıyla aynaya bakmak demek... - breyk breyk arkadaş arıyorum demek - eve lazım olur diye fazlaca pul almak demek - ho ho ho hoover demek - zeki müren'in size alo diyoruuuum demesi demek - ilkokulda halley, petrol ve komancero şarkılarını uydurma sözlerle söyleyerek dans eden tolga han özentisi sefil dans grupları kurmak okul sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi programında kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün sorunları ve yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili verilen faydalı bilgilerin ardından kamber ağa ile uyanık skeçlerini büyük bir ilgi ile izlemek demek - küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar ziraat bilgisine sahip olmak demek - sinemalarda the lord of the rings, harry potter vs. izlemek yerine jules verne romanları okumakla geçirilen bir çocukluk demek - aldım çantamı kolumaaa, çıktım dallas yoluna, ben babi´yi beklerken ceyar girdi koluma şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek. - kimler geliyo kimler? sana ne, sana ne? ama bunu söylemenize gerek yok ki, ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri barındıran ali-ayşegül atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de çikolata alacağım. erooooolll, eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim size buraya ! fişini de al oğlum´daki meşhur erol, hadi hep birlikte, hep birlikte, biz biz olalım yemeklerden önceeee, lavaboya koşalım, hafta da bir kere tırnakları keselim, fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil olmak - icraatın içinden izleyip özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya çalışmak, videocudan american ninja, kartal, kan sporu ve evil gibi filmleri kiralamak demek - analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve ikisinden de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek - çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da çivisinin çıkışını görerek büyümek demek - hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç" denildiğini bilmek demek - apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı bağlayan bir abinin sizi tv önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye bağırıp anteni ayarlamaya çalışması . yunanistan kanallarını görüntülemek adına .. "oldu oldu" diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve kimsenin buna şaşırmaması demek. - siyah beyaz ve karlı bir görüntü de olsa .. üstelik yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film izlemek için az debelenmemiş olmak demek... - muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek... - trt 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde ekrana getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek demek, - Ilkokulada dagitilan findik fistiklarla misket oynamak demek. - Saaa salim kader kismeeettt. Diye bagirarak 50 liradan kader kismet oynatip en buyuk ikramiye olan cikolatali citir gofretin cikmamasini ummak. (Cunki yenmistir genelde satan tarafindan) - Hasliklarimizin sonunda 3' ten fazla sifirin olmadigi Turk Lirali hasliklar demek. - Kurmali arabalarin favori olmasi, kagit maskelerin elden ele dolasmasi demek. - Hayat agacini zoraki izleyerek buyumek demek. - Renkli istop, kuka, misket vs. oyunlari oynamadan yatmamak demek. - Karnelerin elle yazilmasi (oynamanin kolay oldugu) demek. (Belliydi ne mal olacagim o yasta.) - Televolesiz, Acun firardasiz, Kurtlar vadisiz... kisacasi ozel kanalsiz huzurlu televiyon keyfi demek. - Haberlerin gercekten haber oldugu bu yuzden de caninizin bayagi sikillmasi demek. - Abilerimiz Commodore oyanarken cise gitmesini siranin otomatikman bize gecmesini dilemek demek. - Gene abilerimiz telsilerden "brek brek arkadas ariyorum brek" derken mal mal bakip "Abi Hasan abi senin arkadasin degilmi?" diye sazan sazan sormak demek. - Gece yarisi kusagini, Fredinin kabuslari adli diziyi seyredip uyuyamamak, i ziyaretciler dizisinden midenizin bulanip 3 - 4 yil boyunca pikniklerde sadece salata yemek demek. - Ridvanli, Tanju colakli futbol demek. - Berlin duvarinin yikilmasina anlam veremediginiz, bir duvarin neden bukadar onemli oldugunu bilmediginiz, Daha sonra duvarlarinda kotu olabilecegini dusunup sirtinizi duvara donerek uyumaniz. Arada donup duvari kesmeniz demek. - Yollarin tam olarak asfalt olmamasi , boylece sik sik dusmeniz ve saginiz solunuzu yaraldiginiz bir ortam demek. (Ayrica o yara kabukalrinin büyükleriniz tarafindan yolunmasi demek.) - Kola kapaklariyla oynamak Kizlay soda kapagini 100 luk sayip, Coca Cola kapaklarini birlik sayarak o yasta bilmeden bazi kulturel degerlere daha fazla deger yuklemek. (2001 senesinde bir yerde denk gelip kizilay soda icmistim, kapagini atamadim. Hala evde duruyor) - Tuglayla cizilen tahta uzerinde dokuztas oynamak, Gorebildiginiz her duz beton zeminde sek sek kareleri gormek. - Kizlarla gizli gizli ip atlamak, arkadaslarinizi oynarken goruncede kizlarin icinde kizilcik bebek demek. - Mahalle kavramanin apartman onu ile sinirli olmasi, ve kizdiginiz arkadasiniza "yuru git kendi mahallene" diey bagirarak hemen bitisikteki (fiziki olarak bitisik) apartmana yollamak. - Televizyonlarin kumandasiz olmasi buyuzdende sizin kumanda olmaniz demek. - Atari salonlarinin revancta oldugu Street figterdan esinlenen coluk cocugun sokakda "Aduget" "Aryuket" diye bagirmasi demek. - Karasimsekli gunler demek. - Mahalledeki butun coluk cocukla piknige gitmek icin annelerden salca ekmek, haslanmis yumurta, peynir vs. koparmaya calismak demek. - Kontra bisikletlerin revancta oldugu bir donemde ailenizin alamadigi meyveleri arkadaslarinizdan tur karsiligi almak demek. - Yogurt yapilmak icin alinan sutten kaynadiktan sonra annenizin zorla bir bardak icirmesi demek. (anlamazdi kadin ya. Sogumuyor oyle 5dk. da.) - eglencenin genelde birden fazla arkadasinizla fiziki bir ortamda yapildigi, Amerikanin kokusmus kulturunun icimize bukadar sokulmadigi gunler demek. türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek.......