« Home | Düm Teka Düm Tek » | Seyir Defteri 1 » | çarkın dişlilerinin dışından bakma hevesi » | Bir yaşmaklı kadın portresi [hikaye] » | İktibas [Frank Sinatra] » | İktibas [izmircadısı] » | Yatmadan önce [Yüz temel eser mi? Yüz fırça darb... » | kimse » | Güle Güle derken... » | Peyami üzerine küçük bir deneme »

derin nefret [hikaye]

ismet'in annesi ve babası onu ne kadar sevdiklerini anlattılar deniz'e. okuluna dönmesi için ısrar ettiler. o susarak dinledikçe cesaret aldılar. ama ben deniz'im diye direnip günlüğünü çıkarmasına anlam veremediler. bir bir sayfaları çevirirken bir şey aradığını anladıklarında yavaş yavaş umutsuzluğa kapıldılar. oradaki düzenini sürdürmesi konusunda ısrar edeceğini sandıklarından kendileriyle beraber antalta'ya gelmesini istediler. deniz sayfaya tarih attı, önce üzerinden 8 yıl geçen notu okudu: "ismet'in üç arkadaşı vardı, gözümün önünden gitmez; biri kısa biri uzun diğeri şişman. küfürlü konuşurlardı..." altına devam etti: "yapma, seni seviyorum kutsaldır ve olmazdır, benden başkasıyla yapma öpeyim ayaklarının altını deseydin... daha henüz o ayaklar körpeyken, demedin... ama bil ki her birini ince taktikler atlatarak sana el değmemiş olarak, tabii bu asıl sana olan sevgimden değil yalan söylemem, kendime güvenme duygumu yitirmemek asıl, çünkü bir kez başladın mı artık sonu yokve o adamca eskitebilirsin, oysa gidince kalınır, elbette ellerimi, dudaklarımı ve adam kötü niyetliyse ayaklarımı öptürdüğümü saymıyorum.." ismet'in annesi ve babası onu ne kadar sevdiklerini anlattılar. sevgilerini sundular. şefkat gösterdiler. okuluna dönmesi için ısrar ettiler. sonuç alamayacaklarını anladıklarında tehdit ettiler. ama yolundan çeviremediler. -hayatımdan çıkın dedi kısaca. ismet'in annesi bir yandan kızının bluzunu çekiştiriyor diğer yandan ağlayarak yalvarıyordu. deniz duygusuz gözlerle yapma kızım diye kendini parçalayan kadının yüzüne baktı. - hayatımdan, çıkın ! bu kuvvetli hitap karşısında eğildiler ama köpekleşmediler. sadıktılar ama uysal değillerdi. ismet'in annesinin ve babasının kendisini zorla alıp antalya'ya götürebileceklerini düşündü deniz. sıkıntı duydu. bütün ısrarların boşuna olduğunu biliyordu iki tarafta. donuk gözlerle seyrediyordu olanları deniz. günlüğüne bir tarih daha düştü: "ismet'in üç arkadaşı vardı, gözümün önünden gitmez; biri kısa biri uzun diğeri şişman. küfürlü konuşurlardı. aynı kızı severlerdi. adı deniz'di. deniz oysa başka birini aramıştı, bulmuştu da. adam gençti, deniz gençti. yaz akşamları deniz'i alır sinemaya götürürdü..." devam etti deniz: "ama ben sana bir genç kız olarak genç kızdan da daha beyaz olarak dönmüşümdür, duygulu ve ince burnumu üfleyerek öpen sana, çünkü sen değersin ve yetersin sevdin beni, hep hoş gördün, çocukluğuma verdin, bağışladın. senin kapanmalıyım ayaklarına, evet şimdi bu yatakta olmayan dizlerine kapanıyorum." ismet'in babası psikologa gidelim dedi. kararlı bir biçimde tekrar etti. sonra yine burda deniz olarak kal diye teklif etti. deniz donuk gözlerini adama çevirdi bu sefer. onların ayağa kalkmalarına fırsat bile vermeden hızla kapıyı açıp sokağa fırladı. kadın ve adam ne olduğunu anlayamadan deniz'in peşinden bakakaldılar. "ismet'in üç arkadaşı vardı, gözümün önünden gitmez; biri kısa biri uzun diğeri şişman. küfürlü konuşurlardı. aynı kızı severlerdi. adı deniz'di. deniz oysa başka birini aramıştı, bulmuştu da. adam gençti, deniz gençti. yaz akşamları deniz'i alır sinemaya götürürdü. dönerken deniz yalnız kalmak isterdi. elbisesini dizlerinin üzerine çeker, çıkarıp ayakkabılarını taşlara basa basa eve dönerdi. önce ismet yanaştı eve , sonra uzun, sonra kısa, sonra şişman."