« Home | Peyami üzerine küçük bir deneme » | Başsağlığı » | Modernizm ve Picasso [Köşe Yazısı] » | Nasıl Bir Yerellik » | Düşünüyorum gözlerim kapalı.. » | kasıntı » | Ezra'nın Duası » | nereden nereye kaçış. orhan veli'den ibrahim sadr... »

Güle Güle derken...

farkında değildim biraz daha fazla büyüdüğümüzün. heyt be yaşlanıyoruz felan geyiği yaparken hakikaten bazı şeyleri geride bıraktığının farkında olamıyorsun malesef. seviyrum derken sadece "seviyorum" demeye şartlanıyorsun ve sevdiğini anlamıyorsun da diyebilirim. bu örneğe Beşiktaş sevgimiz dahil değildir. güle güle dediğim insanlar çoğalıyor. gitgide yalnız olmaya başlıyorum. dün mezun olduğum liseye gittim, bir kaç hoca haricinde tanıdığım kimseler yok. cama tıklayıp onu gördüğüm halde selam vermediğim ve hayatım boyunca vermeyeceğim yazıcıoğlu'nun bana el sallaması onu tanıdığım anlamına gelmez, neyse.. gidenlerin arından klasikleşen söylemimiz nedir dersek şudur derim, yokluğunu şimdi anlıyoruz. ben başka bir şey daha anladım, yıllarca uğraşıp edindiğimiz çevremizden oluyoruz. doğru düzgün kaç insan benim hakkımızda iyi konuşur bilmiyorum. hal böyleyken halihazırda iyi konuşan birilerini kaybetmek daha da üzücü bir hal alıyor. ve sanırım bu daha başlangıç. sadece büyüklerimi kaybediyorum şimdi, yakında emsallerimi de kaybetmeye başlayacağım, buna alışmak gerek. Hakkı Devrim geçen gün bir tv programında (makina değil) "çocuklarımızın dede kültürü malesef yok" demişti. o zaman daha bir özledim hiç görmediğim dedemi, Muhammet daha fazla özleyecektir muhakkak artık yada feyza yada hande yada adem yada zeynep yada ali yada esra yada salih yada nesibe... biz dedelerinden babalarından çok fazla bir şey öğrenemeyen bir toplumuz. sadece seviyoruz onları, oturup dizlerinin dibine bir şey dinleyemiyoruz malesef. hayat eskisinden daha hızlı akıyor... çok genç biri olmama rağmen bilmediğim birsürü şeyi benden yaşça küçükler biliyor... furkan'ı hiç tanımasamda bu yüzden seviyorum. 14 yaşında benimle aynı şeyleri yapiyor neredeyse ve zamanla daha fazlasını yapacak. bizde furkan gibilerin dizlerinin dibine oturup yeni hikayeler dinleyeceğiz belki...