« Home | şehrin boş sokakları ıslanır göz yaşıyla... » | de hadi işine yürü » | Bir Bayram Hazırlığı [Köşe Yazısı] » | sitenizin karnesi » | iktibas [bir genç kızın "güldüğü"] » | derin nefret [hikaye] » | Düm Teka Düm Tek » | Seyir Defteri 1 » | çarkın dişlilerinin dışından bakma hevesi » | Bir yaşmaklı kadın portresi [hikaye] »

hikmet...

dün rasim özdenören'in 50. yazı yılı felan gibi bir etkinlik vardı BSF'de. mekan küçük katılım çok. Mostar Dergisi düzenliyor. genel yayın yönetmenliğine sevgili abim ali ayçil geldikten sonra daha bir ilgimi çekiyor bu dergi. mevzu mostar değil, yapılan iş aslında. dediğim gibi küçük salon, etrafta benim hiç tanımadığım halde hiç sevmediğim insanlar felan. sinevizyon gösterisi yapılacak fakat TRT'den gelmemişte bilmem nede olmuyor sinevizyon. salon seyirciye yetmiyor. ben çok hastası olmadığım için rasim amcanın bakıyorum yer yok, ufak ufak voltalanıyorum. gülüyorum ama çıkarken, adam bu kadar sevilen birisi madem neden bu salon. daha büyük yerde daha iyi imkanlarla bu işi yapmaya gücünüz yetmiyor mu? hoş mostar dergisi bunu düşünmese kim düşünmeliydi? iz yayıncılık bu olayın neresinden tuttu felan filan... rasim amcam salonun hemen girişinde bir masada soluklanırken etrafında bir hayran çemberi. selamlaşmalar öpüşmeler. arada bir iki kişinin suratında gördüğüm hazır kıta asker kıvamında sadakat keyiflendiriyor beni. özel nedenler var, anlamazsınız :) ulan bu adamada mı yaltaklanmalar felan diye geçiriyorum içimden uzaklaşırken.

ertesi gün yani bugün yani pazar 18:45 de CRR'de Hilmi Yavuz için 70 yaş kutlaması nevinde bir program var. bunu da beykoz belediyesi düzenlemiş. belediyenin kültür müdür sevgili murat kirişçi abim daha bu proje aşamasındayken haberdar ettiği, üzerine konuştuğumuz, sorunlar çıktığından dolaylıda olsa araya girdiğim felan için ve kardeşiminde hocası olduğu için asıl gideyim diyorum. salona girdiğimde güzel bir kokteyl karşılıyor bizi. kalabalık bir seven/hayran kitlesi. hoşuma gidiyor açıkcası bir insanın başka bir insanı sevmesi. ben hilmi amcamıda okumuş değilim. programa gelmeden evvel can yayınlarından yolculuk şiirlerini alıyorum ki az buçuk bişiler bileyim hilmi amcam hakkında. program başamadan evvel hilmi amca bilcümle herkesi kucaklıyor. belli ki sevinmiş. belli ki uzak yoldan gelenler var ve buna daha çok sevinilmiş. CRR benim için mühim bir yerdir, gözümde çok büyüktür. böylesi bir salon istanbul'da çok yok, belki de hiç yok. organizsyon güzel, gelenler memnun. seyrederken diyorum ki içimden rasim amcam daha mı önemsiz hilmi amcamdan ki küçücük bir salona hapsedildi, yoksa bu iki yazı adamını sevenler arasında ciddi bir frekans farkı mı var? bazı insanlar sevmeyi sadece köpek gibi sadık olmak mı sanıyor acaba... bir hafta sonu böyle değişik duygularla maçkadan akaretlere yürüyerek son buldu. buraya bu konu ile ilgili yazmak istediklerimi ama yazamadıklarımı, bilerek yazmadıklarımı hatta mırıldanarak son buldu. yer yer küfrederek, yer yer basit insanlar olduklarını düşünerek... rasim amca seni de hilmi amcamıda sırf yazdığınız için seviyorum, ne yazdığınızı bilmiyorum ama...