« Home | 10 worst album covers of all time » | bir dileğim var... » | hadi anlat bakalım » | yahudiymiymiş » | iktibas [zeynebim] » | bir sms » | ali usta'ma ve promethe.'ye » | tehlikeeee » | ooh mambo italyano » | kopunca kayış »

emirganda bir öğleden sonra

"Şerif Pala kardeşim kız arkadaşı ile gitmiş koruya.. Dekor muhteşem, manzara muhteşem.. Banklara oturmuşlar.. Şerif başını kızın dizine koymuş bir ara, mutluluk içinde ve bir dakika geçmeden önce canhıraş bir düdük sesi.. Saniyesinde de tepesinde dikilen Osmanlı Zaptiyesi.. Bağırmış gençlere.. "Burada kurallar var, hareketlerinize dikkat edin.." "Nedir kurallar" demiş Şerif.. "Ahlak kuralları.." "Kim koydu bu kuralları" demiş Şerif.. Zaptiye bağırmış.. "Bize verilen talimat böyle.." Şimdi, ben Emirgân Korusu Müdürü'ne değil, doğrudan İstanbul'u lale ile buluşturan adama, Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a soruyorum.. "Kim verdi bu emirleri.." Dünya güzeli parkta, sevgilimin dizine başımı koyamayacaksam, bu aşk şarkıları niye var, park niye var, sevgilim niye var, ben niye varım ?.. Ya da siz niye varsınız, Sevgili Topbaş?.." hıncal uluç - sabah değil mi efendim, şöyle rahatça yayılamadıktan sonra ne anlamı var gülün lalenin :)