« Home | sağ eller havaya, pırlantalar buraya :) » | sırma bıyıklarımı, sürsem nerelerine :) » | inanıyorum, ben robocop'um :) » | insan insana inanmalıdır... » | müjde efendim » | yok daa neler » | çok önemli bi not » | düştü karpuz kapuğu denize » | octavio değil activia » | "Bir şeyin resmini yapmak resim yapmak değildir*" »

Başkasının Ölümü v0.1

bugünlerde hadi güzel bişi yapalım diye düşündüyseniz, buyurun efendim tiyatroya. istanbul ve çevre illerdeki sayın sevgili arkadaşlarımızı görmek isteriz. Ulvi Alacakaptan 10 yıldır oynadığı bu oyun, dünya'nın herhangi bir coğrafyasında adları değil sadece rütbeleri anılan askerlerin arasında yaşam/ölüm karşıtlığını/içiçeliğini tartışırken, bunu çağdaş bir trajedi şeklinde sunup güldürmeyide eksik etmiyormuş. burasını bende çok bilmiyorum aslında. şöyleymiş böyleşmiş diye yazmaya gerek yok. 89, 93 ve 97 yıllarında oynanmış ve ben o zamanlar açık söylemek gerekirse "tandır keeyyt" demeyen hiç bir şeyi izlemiyordum. bu oyunu benim için kaçırılmaz kılan şey, Alacakaptan'ın 37 yıllık tiyatrocu geçmişimde beni en çok etkileyen oyundur diye beyanat vermesidir efendim. e ne var yani bütün tiyatrocuların hayatlarında çok etkilendikleri bir oyun vardır, hepsini izleyecekmiyiz yani demeyin. sanıyorum ki hiç biri Mohksen Mahmelbaf'ın yazdığı bir oyun değildir. bu da çok önemli değil, Ulvi Abi'nin mesleği oyunculuktur, hayatta da oynayan biri değildir... devamı birlik sahnesi diye bir şey var kuzum, diyor ki bu sahne: gelin izleyin beğenmeyin, paranızı isteyin ödeyelim. ama gelin. davete icabet etmeyen iyi bir insan değildir. iyi insan "çağrıldığın zaman erinme, çağrılmadığın yerde görünme" insanıdır. akşam ben kapıda yoklama yapacam, gelmeyenleri 28 mayısta ( yok idam etmicem, mayıs darbesi ile karıştırdınız siz) ehem şey 28 mayısta burda ilanen duyurup kınıyacam. bazen bazı şeyler vardır, orada bulunmak gerekir ve bulunmak yeterlidir.