« Home | N-Marmaradan maç yorumu » | QAZAQ'dan maç yorumu » | Trinidad&Tobago olley » | bir mail :) » | ah. » | sen daima içi dolu adamsın » | uçurtmamı vurmasınlar » | La b'oheme geceleri » | 27. tümen yürüyüşü » | uçurtmam var, allı pullu »

faruk'dan maç yorumu

maçın ilk on dakikasında afrikanın bu küçük ülkesinden gelen topçular kendilerini belli ettiler aslında. ama asıl kırılma noktası elbette hakemin yoruma açık bir kararla 3 numaralı savunma oyuncusu A. John'nu oyundan atmasıydı. ikinci yarının hemen başında isveç'in çirkef 21 numaralı oyuncusu christian wilhelmssonu ceza sahasına girmezden yaklaşık on adım evvel güzel bir müdahale ile ekarte eden a.john hakemin gazabına uğradı. singapurlu hakem bırakta gol atsınlar olum dercesine bir azarlamayla güzel insan 3 numaraya sarı kart ardından da kırmızı kartı gösterdi. burda önemli olan nokta efendi oyuncumuzun ağzından tek bir kelime çıkmamasıydı. sadece hakeme "seni ancak tanrı yargılar" der gibi baktı. (god=cash) neredeyse bütün bir ikinci yarıyı 10 kişi oynayan trinidad&tobago, kadrosunda büyük maç deneyimi olan sadece 4 futbolcusuyla afrikadan dortmunda, oradan da istanbula bir Çarşı duruşuyla selam ettiler. oyunu çirkinleştirmeden ama hadlerini bilerek kahramanca savaştılar. yine milyon dolarlık oyuncular karşısında emeğin ve inancın zaferi oalrak yorumlanacak bir maç çıktı ortaya. yannış anlaşılmasın, maç beraber bitti fakat futbolcuğunun sonbaharında, otuz beş yaşında 90 dakika içinde sadece kaleye geçmeyen Dwight Yorke'un ve arkadaşlarının mücadelesi galibiyetten çok daha önemli bir tokat çarptı zibidi avrupalıların yüzüne. Manchester United'dan tanıdığımız forvet oyuncusu Dwight Yorke’da bilinenin tersine ön liberoda görev yaparak alınan puanda büyük pay sahibi oldu. İsveç’in bitmek tükenmez bilmeyen tehlikeli atakları karşısında devleşen kalecisi Shaka Hislop ve etten duvar ören defans hattını tek tek öpüyorum. umarım ben öpene kadar duş almış olurlar. brezilyayı sevmem, isveçide sevmem. zlatandan hiç hoşlanmam. sonra bunları bir askeri müşterekte buluşturunca ortaya çıkan sonuç:

  • çirkeflik -> 2002 dünya kupasında rivaldonun hakan ünsal'a yaptığı hareketi ve öne geçtikten sonra bütün maçı korner direklerinin orda zamana oynayarak geçirdiklerini hatırlayın.
  • renkler -> brezilya ve isveçin takım renkleri bence epey itici.
  • hakem oyunları. yine brezilya türkiye maçında kuzey koreli hakemin yanlı tutumu, bu maçtaki singapurlu hakemin delirten takdir hakları ve zlatan'ın yine bu maçta 11 numaralı edwards'a ceza sahası sol tarafında resmen dirsek atması.
15 hazirandaki benim kupada favori gösterdiğim ingiltere karşısında yeni bir süpriz yapacaklarına inandığım tüm oyuncuları tekrar tebrik ediyoru. duysun alem büyük aşkı bu alemde kral çarşı :)