« Home | hay ağzını yiyim senin özgür :) ya da 029ur » | konağın çöküşü » | atlas libas aldım bit pazarından... » | gül gübre ister » | bugünkü falım :p » | Şşş sus bak sessiz ol » | bu sene şampiyon görelim sizi... » | [poetikhars] Kuun - sayınsevgili biladerim... » | Başkasının Ölümü » | teşekkürler güzel abimler »

gel aşkım gel, sağ yap gel

"toplum olarak" diye başlayan klişe cümleleri kullanmayı sevmiyorum. sevmiyorum da ne oluyor... toplum olarak yine zirzoplukları başkalarına bırakmıyoruz. cuma güne evden çıkıp mecidiyeköye gideceğim. hava bir sıcak. beşiktaş - mecidiyeköy arası normal şartlar altında 15 dk süren bir yoldur. hadi bugün cumadır, son iş günü vesilesi ile trafik yoğundur anlarım. bi kenera sinmiş fourfourtwo okumaya çalışıyorum. ayaktayım, omuzumda yeterince ağır çantam. arada sırada sırada hareket eden otobüs. zaten 30A tıklım tıklım yine. sinirlerim olmuş bimilyon. tam bu sıralardı terden sırılsıklam olmuş otobüs milletinin insanlarından birisinin o halde al klimiya biyerine sok diye cevelan etmesi. ben dalmışım önceki diyaloğu yanımdaki hanımefendilerden öğrendim. abimiz şöför beyefendiye klimaları açması yönünde telkinde bulunuyor, şöför klimanın zaten açık olduğu fakat ayarını bilmediğinden derecesini daha fazla artıramadığı yönünde cevap veriyor. o halde pencereleri açalım felan diye yakarmalara olumsuz cevaplar veriliyor. heh zaten koca otobüste cüce boku kadar bi kaç havalandırma var. bundan sonra bi kaç sözlü atışmadan sonra o meşum ifade kullanılıyor felan. ben yaşadım biliyorum. bu şöför beyefendilere aracı teslim eden aklı evveller klima kullanmayı öğretmemişler. şu istanbul trafiğinde her gün otobüse biniyorum ve gittiğim güzergahta hep bu taze otobüsler kullanılıyor. ben daha o tü kaka kırmızı ıkarus otobüslerden daha serinine rastlamadım. dünya para yatırdığın bir teknolojik araçtan bu yaz sıcağında faydalanamayacaksak biz, öküz arabasına binmediğimizi nasıl anlayacağız. bu otobüsler alınmadan evvel, klimalı otobüs isteriz diye protest nağmeler yapan abiler şimdilerde şöförlere bu hususu öğretmeden aracı teslim eden dangalakları arıyor. tam bu yazıyı kafamda kurgularken öyle bir otobüse bindim ki, müsait yerde inecek var diye bağırasım geldi de donmuş ses tellerim mani oldu. dışarda vıcık vıcık terliyorsun sonra giriyorsun buzdolabı gibi otobüse. sonra çırçır mı olursun artık yoksa sadece zırt pırt osurumusun bilmem. ağır bir dille yazmak istemedim bu konuyu. İETT camiasına bir gönül bağım var, severim şöförlerimizi. fakat, ibnelik yapmayın bulup okuyun şu kullanma kılavuzunu, rica ediyorum....