« Home | uçurtmamı vurmasınlar » | La b'oheme geceleri » | 27. tümen yürüyüşü » | uçurtmam var, allı pullu » | şapır şupur beni öp, çıtır çıtır beni ye » | gel aşkım gel, sağ yap gel » | hay ağzını yiyim senin özgür :) ya da 029ur » | konağın çöküşü » | atlas libas aldım bit pazarından... » | gül gübre ister »

sen daima içi dolu adamsın

iki yıl öncesini özlemeye başladım. galiba daha serseriydim o yıllarda. daha çok okur, bir kardeşimizin yıllığı için yazdığımız hatıra yazısını bile bir entel hava ile yazardım. iki yıl öncesini özlüyorum bazen. daha serseriydim.

“sen daima içi dolu adamsın. Daima büyük bir alevle sarıldığını hissettiğin başın , ancak toprağın altında soğuyacak ve ancak toprağın altında sen , bu en tatlı ve en korkunç mestedici ve başlayıcı hararetten ayrılacaksın…”

insanın kendisine yapacağı en büyük zulüm , kendisine vereceği manayı şaşırmasıdır der Peyami..

seni ancak düşünmek kurtarır kardeşim , özgür düşünmek. Sen , seni bulacaksın kendinle yek vucut olduğun zaman. Sen böyle , yani kendin olduğun zaman anlamlısın. Unutma hiçbir gerçek mütefekkir “beni olduğum gibi al “ demez. Hayran ve baygın bir taklit tavrıyla bir düşünürün peşinden gidenler onlardan bir şeyler alma şansına sahip değildir. Çocuk denecek yaştaydın seni tanıdığımda şimdi genç bir delikanlısın.Yorganın altından başını çıkar artık , her türlü haytalığa paydos ! kafanı kaldır , önce bir manaya bürün , gözlerimizin önünde dağılan kaybolan insanlara , gencecik insanlara benzeme. Yeniden doğuyorsun ve her zaman “iyi ki doğdum” demelisin artık. Kendi içlerinde açık denizler taşıyan ruhlara yakın ol !

fyücel’ haziran2004