« Home | aziz yıldırım'ın fenerbacesi neden avrupada sıfır ... » | Hoşgeldin Ali Serdar » | darılmak yok sevgilim, bu bizim hikayemiz! » | Görüyor musun beni ay dedenin üzerine oturup? » | hmmm » | bunu hep yapıyor! » | seni görmem lazım! » | müzik pleyir » | Bütünün sırrı bilinmeden parçalar tam ve doğru bil... » | Son Ali »

Bütünün sırrı bilinmeden parçalar tam ve doğru bilinebilir mi? 3

birinci bölüm ikinci bölüm

III.

/ üçüncü gün /

...

Çok garip! Olayın üzerinden daha iki gün geçmesine ve bu zamana kadar sadece kendimi sorgulamama rağmen şimdi o’nu sorgulamaya başladım.? Bana karşı duruşu nasıl? Ben yalnız mıyım? Yoksa bendeki diğer ruh varlığın kendisi mi? Bana yardım eder mi?

Sanatçılara, eserlerine ilişkin doğru yahut yalnış yönünde nitelendirme yapamazsın. Ressamın kapısız penceresiz evleri, heykeltraşın elbisesiz kompozisyonları tartışılmaz. Sanatçı zaten var olanı başka bir bakışla anlatan değil midir? Peki, o'nun da bir sanatkar olduğu su götürmez gerçekken bana anlatmaya çalıştığı hakikatler nerde gizli? Bu soruları sorarken aslında kendi kendimi tanıyor olduğumu çok sonraları farkettim. Bu anlar seyrekleşti sonra. Gayret ediyordum, aramızdaki uzaklık artıyordu, çok yakınımda olduğunu bilmeme rağmen. Artık bilincimde kendi ben'im değil, başka geniş ve herşeyle birleşmiş bir başka ben vardı. Bütün kargalar siyah değildi elbette. Ansızın birçok şeyi kavradım. Tahmin edemezsiniz ne büyük şaşkınlıkla ne kadar memnundum. Oysa yolumun hala bitmemiş olmasına hayret ediyordum. Hiçbir makyaj ve tuvalet sevgiliye aramızdaki bu mesafe kadar tılsım katamazdı herhalde. Kendi kendimle hesaplaşırken, bir dansözle hesaplaşmanın ve intikam almanın bayağılığını kavradım.

Gece hiç öksürmemişim gibi rahat uyandım bu sabah hasta yatağımdan. Dün akşam eve döndüğümde bunca yorgunluğa bünyem dayanamamış olacak ki bu kadar rahat bir uyku çekmişim. Fakat bu ümitli bir tablo karşısında hastalığıma aldırmamalıyım. Ben hasta yatarken, uyurken, varken ve yokken yerime bakan ve bana benden iyi sahip çıkabilen vekilimin, bir dansözün hakettiği sevinçten kedere, kederden buhranlı gecelere doğru geçireceği ınklabların safhalarını dikkatle takip ve idare edeceğinden artık kimin şüphesi olabilir ki?

Bundan böyle hayallerimi ve iç dünyamı kuşatan karanlık hava halelerini boyayacak kadar büyük ve güven dolu renk yığınlarım var. Karşımdaki karanlık denizin üzerini bir şimşek aydınlğı ile boyayıp bırakmak istiyorum. Böylece dansözlerin ışıklı spotlarının pek sönük kaldığına aynen şahit olmamak ne mümkün.

Madem beni koruyup kollayan bir ruh var içimde ve ben bunu yeni farkettim öyleyse mutlak bir pransipte buluşmuş olmalıydık. Dünkü kabiliyetimle bugünü kıyasladığımda, araba gürültüleri ve yan bahçedeki varlığından bi haber gençliğin haykırışları kadar çirkin buldum o halimi. Varlığımı, bendeki ruhu keşfetmiş olmam, gururumdaki yorgunluğu, kopan ayakkabı bağındaki rahatlığı, inkar konforunun cazibesini gelip geçici bir köprü olarak görmeme sebep oldu. Artık aldığım her nefes çam ve deniz kokan taze ve tertemiz bir sabah havası genzimden göğsüme açılan büyük bir boşluğu dolduruyormuş gibi ferahlık veriyor.

Bütün bu serüvenimde yanımda yer alan, farkındalığıma yardımcı olan, mihmandarıma yani, yani ressam beyefendiye minnet borçluyum.

-ben şimdi bahçeye iniyorum.sizi orada beklerim!

son...