« Home | o senin neyin olur derlerse ne diyeceksin? » | Bütünün sırrı bilinmeden parçalar tam ve doğru bil... » | aziz yıldırım'ın fenerbacesi neden avrupada sıfır ... » | Hoşgeldin Ali Serdar » | darılmak yok sevgilim, bu bizim hikayemiz! » | Görüyor musun beni ay dedenin üzerine oturup? » | hmmm » | bunu hep yapıyor! » | seni görmem lazım! » | müzik pleyir »

yorgun ellerinden dökülürdü nağmeler

Adres, numara 248, Kordon... Naim Palas... İkinci kat... Cumbada oturuyor Mustafa Kemal. Sevmez fazla yemeği. Leblebi var yine önünde... Garson titriyor. Çünkü çocuk, Rum. Sesleniyor Gazi, şefkatli bir ses tonuyla... "Vre Dimitri" diyor, "gel bakayım." Çocuk, "buyur pasam" diyor, ş'lere dili dönmeyen, kırık dökük Türkçesi'yle. "Sizin Kosti" diyor... İşgal sırasında İzmir'e gelen Yunan Kralı Konstantin'i kastederek... Sizin Kosti, geldi mi buraya? Geldi pasam... Oturdu mu bu masaya? Oturdu pasam. Güneş batarken rakı içti mi? İçmedi pasam. E o zaman sormadın mı çocuk, ne halt etmeye almış İzmir'i?